Mr. Nobody

“Unutuluş melekleri, işaret parmaklarını dudaklarımıza götürür ve dudaklarımızın üstünde bir çukur bırakarak bu dünyaya gelmeden önce olduğumuz yerde gördüklerimizi hatırlamamamız ve söylemememiz için mühürlerler.

 Ama beni mühürlemeyi unuttular…”

İşte karakterimiz Mr. Nobody’nin hikayesi bu sözlerle başlıyor.

bay-hickimse-hd-izle-400x565

Belçikalı yönetmen Jaco Van Dormael’in yazıp yönettiği, oyuncu kadrosunda Jared Leto (Nemo Nobody), Diane Kruger (Anna), Sarah Polley (Elise), Linh Dan Pham (Jean), ve Rhys Ifans (Father Nemo) gibi isimleri barındıran yapım 2009 yılında vizyona girdi. Oldukça iyi eleştiriler almasının yanında Sitges Uluslararası Film Festivali, Stockholm Film Festivali ve Venedik Film Festivali gibi Avrupa’nın önemli festivallerinden birçok dalda ödül aldı.

Yıl 2092’dir, insan ölümü yenmiştir ve yaşlı Nemo dünyada yaşayan son ölümlüdür. Tüm halk canlı olarak onun ölümünü seyredecektir, bir yandan da Nemo’nun yaşamda kalabilmesi için gereken bilimsel imkanlara sahip olan toplum, yaşlı adamın ölüp ölmemesine karar verecektir. Nemo, kendisini 34 yaşında gibi hissetmektedir. Kendi yaşamından anne babasının boşandığı 9 yaşını, ilk aşkı yaşadığı 15 yaşını ve 34 yaşını hatırlamaktadır. Elinde 90′lardan kalan bir kayıt cihazıyla genç bir gazeteci, 2092′deki yaşlı Nemo’yu gizlice ziyarete gelir ve röportaj yapmak ister. Karakterimiz başlar hayatını anlatmaya… (Aslında, film boyunca anlatılanlar yaşlı Nemo tarafından hipnoz altında anlatılmaktadır.) Nemo, 1975 yılında İngiltere’nin şirin bir kasabasında hava durumu sunan bir  babanın ve ev hanımı annenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Mr. Nobody henüz cennette doğmak üzere sıra beklerken, unutuş melekleri onun üst dudağına dokunarak herşeyi unutmasını sağlamayı unuttukları için (bu dokunuşun bir izi olarak üst dudağımızda çukurluk vardır), herşeyi bilerek doğar. Çünkü doğmadan önce geleceğimize dair herşeyi biliriz. Bu nedenle de insanlar geçmişi hatırlarken, Mr. Nobody geleceği hatırlar. 117 yaşına geldiğinde artık hatırlayacağı bir şey kalmadığı için, kendisi de kendi hakkında hiçbir şey hatırlamaz. Hatırladıkları sadece bütün seçimlerdir ve kendisi dahil seyirci olarak biz de onun gerçekten hangisini yaşadığını bilemeyiz/ anlayamayız filmin sonuna kadar. Nemo 9 yaşına geldiğinde annesiyle babası boşanır fakat bir sorun vardır; Nemo babasıyla kalıp onunla beraber mi yaşamalıdır, yoksa annesiyle beraber New York’a mı gitmelidir? Tren garında, annesi ve babası Nemo’dan bir seçim yapmasını beklerken, 9 yaşındaki karakterimiz ise hayatını değiştirecek bu kararın olasılıkları üzerine düşünmektedir. Yaşlı Nemo birbirinden bağımsız ama kendine ait birçok farklı hayatı anlatmayı bitirdiğinde ise gazeteci oldukça şaşkındır. Yaşlı Adam’ın anlattığı her şeyin ona göre çelişkili geldiğini, hangisi gerçek anlamadığını belirtir. Yaşlı adamın gazeteciye verdiği cevap, tüm filmin vermek istediği mesajı da aslında özetler:” Seçim yapmamız gerektiğini düşünüyorsun demek? Seçilen her yol doğru yoldur. Yaşanılanlar bambaşka şekillerde vuku bulabilirdi ancak öyle olsa dahi yine de aynı mana ve değeri taşırdı.”

images (1)

Küçük Nemo’nun seçimi tüm yaşamını etkileyecektir. Ama aslında bizler filmde Nemo’nun yapabileceği her iki seçimin de sonuçlarını görürüz. Nemo, her iki seçiminin yarattığı yaşam koşullarının alternatifli sonuçlarını yaşar. Bu süreçlerde, farkında bile olmadığı ve hatta yıllar önce olan bir olayla başlayan başka olaylar dizisinin (ünlü kelebek etkisi) kurbanı olacaktır. Mesela Nemo seçimini annesinden yana kullanıp tren garında kalkmış olan trendeki annesine yetişmek için koşarken ayakkabısının bağcığı kopar ve ayakkabı ayağından çıktığı için Nemo başarılı olamaz. Bu duruma neden olan başlangıç olayı, ayakkabının yapıldığı fabrikada geçen bir konuşmaya bağlıdır. Bu sahnede bir ayakkabı bağı satıcısı, ayakkabı fabrikası müdürüne kendi uyduruk bağcıklarını almaları için rüşvet teklif etmektedir. Diğer bir kelebek etkisi örneğinde ise işinden kovulmuş Brezilyalı bir işçinin ocaktaki yumurtasını gereğinden fazla kaynatması sonucu odada oluşan hararet bir mikro-iklim yaratır ve bu aylar sonra New York’da yağmura neden olur. Düşen ilk yağmur damlası ise Nemo’nun Anna’dan aldığı telefon numarasının yazılı olduğu kağıt parçasının üstüne düşer ve Nemo, Anna’ya tekrar ulaşma şansını kaybeder.

tumblr_n3i5kjfufq1r76t5ro2_500

Filmde aslında “kelebek etkisi”nin yanında, daha birçok farklı teori işlenmekte ve birçok esere atıfta bulunulmakta. (Güvercinin Batıl İnancı, Sicim Teorisi, Herşeyin Teorisi, Zar Adam romanı vb.) Film bu teoriler üzerine kurulu olduğu için Jaco Van Dormael, seyirciye bir kolaylık yapıp filmi daha iyi anlamaları için bu teorileri filmdeki bazı bölümlerde Fizikçi Nemo Nobody yoluyla bir ders ya da belgesel tadında açıklamış ve seyircinin de bunlar hakkında bir fikri olmasını sağlamış. Filmin içerdiği teoriler kadar yoğun olan bir diğer nokta ise film içindeki geçişler. İlk izlenimde bu çok sayıda geçişlerin kafa karışıklığına yol açtığını söylemek yanlış olmasa da, bu denli karmaşık bir kurguda hikayeler arası geçiş çok başarılı ve rahatsız etmeyecek bir şekilde yapılmış. Filmin görsel efektlerini yapan sanatçı, 2004 yapımı ‘Eternal Sunshine of the Spotless Mind’ filminin de efektlerini yapmış olan Louis Morin. Filmin müziklerinin seçimi de yönetmenin kardeşi Pierre Van Dormael’ ait. Müzikler arasında Eurythmics, Pixies, Wallace Collection, Nena, Ella Fitzgerald, gibi çağdaş müzikler de varken, Gabriel Faure’nin de çok sevilen Pavane’si de bulunuyor. Filmde kullanılan renklerin de anlamı var. Nemo’nun 9 yaşında iken bir bankta otururken gördüğü küçük kızlar da bu renkte giysiler giymiştir. Bu kızların her biri gelecekte Nemo’nun yapacağı alternatif seçimlerde onun eşi olacaklardır. Tek aşkı Anna kırmızı giymiştir ve içinde Anna’nın olduğu sahnelerde hakim renk kırmızıdır. Nemo’nun birlikte zengin bir yaşam sürdüğü Jeanne, buna uygun olarak sarı giysilidir. Sonradan ruhsal bunalımlar yaşayan Elise ise, ruhsal sıkıntıyı temsil eden mavi elbiselidir. Filmin seçimlerin yapılmadığı sahnelerinde ise hakim olan renk beyazdır. Çünkü beyaz, insan gözünün algıladığı tüm renklerin karışımıdır ve seçim yapılana kadar her olasılık mümkündür.

mr. 1293677931811_f

Filmin sonunda yaşlı Nemo’nun 9 yaşındaki Nemo’nun tren garında bulunduğu durum hakkında santranç oyunundaki “zugzwang” deyimine atıfta bulunması tüm filmi özetlemeye yetiyor gibi. Zugzwang, santrançta oyuncunun mevcut durumu korumak adına hamle yapmayı istememesidir ama böyle bir seçenek olmadığı için hamle yapmak zorunda kalır. Nemo da aslında hangi seçimi yaparsa diğer tüm olasılıkları kaybedecektir. Bu yüzden olacak ki “Eğer hiçbirini seçmezsek, bütün olasılıklar varlığını sürdürür” repliğini söylüyor. Açıkcası bir filmi bitirdikten sonra, o filmin size bir şeyler katmasını, perspektifinizi değiştirmesini umuyorsanız, Mr. Nobody tam size göre bir film.

-Ergün Baydı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *